“TAMAM! BİTTİ! ARTIK BÖYLE GİTMEZ” Mİ DİYORSUN?
“İŞTE YAPABİLECEKLERİN…
  • “Memleket Biziz” diyenlerle iletişime* geçebilir; ilinde veya mahallende yapılan Memleket Biziz toplantılarına, Memleket Biziz meclis çalışmalarına katılabilir; Memleket Biziz grubunu, meclisini kurabilirsin…
  • Eşini, dostunu, arkadaşını, komşunu Memleket Biziz çalışmalarına davet edebilirsin…
  • Seçim biter memleket kalır: Taleplerin için hemen şimdi meclislerde örgütlenip ses çıkarabilir, itiraz edenlerle, öfkelenenlerle, ses çıkaranlarla sesini ortaklaştırıp sokağa çıkabilirsin…
  • Duyurmak istediğin mesajlarla, taleplerinde ilgili kısa video röportajlar çekip, yayımlamamız için bize gönderebilirsin…
  • İlinde, semtinde, mahallende, sokakta, ulaşım aracında tanık olduğun seçim özgürlüğü ve hak ihlallerini belgeleyebilir, yayınlamamız için bize gönderebilirsin…
  • İlinde, semtinde, mahallende maruz kaldığın hak ihlallerine; seçim özgürlüğü ihlallerine karşı Memleket Biziz meclisleriyle harekete geçip, ses çıkarabilir, hakkını arayabilirsin…
  • Memleket Biziz broşürlerini, bültenlerini dağıtabilirsin…
  • Bütün muhalif seslere kapalı, iktidarın borazanlığı yapan medyanın sesini kısıp, ekranını karartabilir; kendi medyanı kendin yaratabilirsin…
  • Mahallende, sokağında, apartmanında memleketin gerçeklerini konuşmak için toplantılar, sohbetler, forumlar düzenleyebilirsin…
  • Tamamı tamamlamak için sandık kurullarında görev alabilirsin…

 

İletişim için:

memleketbiziz.org/iletisim / [email protected]

twitter.com/memleketbiziz

instagram.com/memleketbiziz

facebook.com/memleketbiziz

youtube: Memleket Biziz

Adana: facebook.com/adaletadana (memleket biziz adana)

Bursa: facebook.com/BursaHAYIRdiyor (Memleket biziz bursa)

İzmir: facebook.com/memleketbizizizmir  (memleket biziz İzmir)

Kocaeli facebook.com/memleketbizizkocaeli (memleket biziz Kocaeli)

Tarsus: facebook.com/Memleket-Biziz-Tarsus-1843573029199361

Sarıyer: facebook.com/memleketbizizsariyer // youtube: Memleket Biziz Sarıyer

 

KENDİMİZDEN BAŞKA KURTARICI BEKLEMİYORUZ!
KADERİMİZİ BELİRLEMEK İÇİN MECLİSLERDE BULUŞUYORUZ!
SIKILDIK TAMAM MÜCADELEYE DEVAM!

Bizler, bu ülkenin her kökenden her inançtan her cinsel yönelimden her yaştan milyonlarca yurttaşı her dilden milyonlarca kez SIKILDIK ARTIK TAMAM diyoruz. Memleket Biziz. Ülkemizi eşitlik, özgürlük, laiklik ve barış temelinde yeniden kurmak için Memleket Biziz meclislerinde birleşiyoruz. Tüm yurttaşları, demokratik ve sosyal haklarımızı güvence altına alacak yeni bir siyasal iklimi oluşturmak; ülkemizin acil gündemlerinde söz sahibi olmak ve kaderimize sahip çıkmak için Memleket Biziz meclislerinde birleşmeye ve harekete geçmeye çağırıyoruz:

  • Yaşadığımız sorunların çözümü değil kaynağı olan Tayyip Erdoğan iktidarı yönetme meşruiyetini yitirmiştir; artık gitmelidir.
  • OHAL derhal son verilmeli, bu süreçte alınan bütün kararlar iptal edilmeli, yıkıcı sonuçları tazmin edilmelidir.
  • Ülkemiz, bütün toplumsal kesimleri temsilen siyasi partilerin, kitle örgütlerinin ve yerel meclislerin etkin katılımı ile yeniden inşa edilmesi için acil adımlar atılmalı; tüm demokratik ve sosyal haklarımız yeni ve demokratik bir anayasal çerçevenin güvencesine kavuşmalıdır.
  • Ağır bir ekonomik krizle karşı karşıya olan ülkemizde emekçilerin “İşsizlik Fonu” gibi birikimlerinin bir avuç yağmacıya ve sermayeye aktarılmasına son verilmeli; ekonomi yönetimi kamusal denetime açılmalı; kriz karşısında alınacak tedbirler emek ve meslek örgütlerinin de söz ve yetki sahibi olduğu karar mekanizmalarıyla belirlenmelidir.
  • 100 yıllık kazanılmış hakları dahi ellerinden alınmak istenen, iktidar tarafından “ikinci sınıf insan” olarak görülen kadınların taleplerinin yerine getirilmesi için kadın örgütlerinin söz ve karar hakkına sahip olduğu acil mekanizmalar oluşturulmalı; kadınların haklarını gerileten tüm düzenlemeler iptal edilmelidir.
  • Türkiye, “içerde savaş ve dışarıda savaş” sloganıyla hareket eden iktidar eliyle ulusal güvenliğini ve toplumsal bütünlüğünü yitirmiştir. Türk, Kürt ve Arap halklarının kardeşliği, özgürlüğü ve bağımsızlığı için içerde ve dışarıda barış ilkesiyle hareket edilmeli; Suriye’deki askerler çekilmeli, çatışmalara son verilmelidir.
  • Ardı ardına değişen sistemlerle felç edilen, imam hatipleştirme ve özelleştirme için tüm ilkeleri hiçe sayılan ve milyonların eğitim hakkını ortadan kaldırarak enkaza dönen eğitim sistemi “parasız, bilimsel, laik ve anadilde eğitim” ilkesi temelinde yeniden kurulmalıdır.
  • Toplumsal çürümenin en belirgin örneğini oluşturan ve çocuklarımızın geleceğini karartan çocuk istismarı vakalarıyla ilgili acil önlemler alınmalı; sorumlular hakkında kurumsal soruşturmalar başlatılmalıdır.
  • Rant, rüşvet, kâr hırsı ile açıktan talan edilen kentlerin, tarihi ve kültürel varlıkların, derelerin, ormanların, meraların tahrip edilmesine son verilmeli; yağma yasaları iptal edilmelidir.
  • Kayırmacılık, ayrımcılık ve yolsuzluk düzeni son bulmalı; atama ve işe almada liyakat esasıyla hareket edilmelidir.
  • Medya üzerindeki iktidar kontrolü ve tekelleşme; sansür, kayyum ve kapatma cezaları; gazetecilerin tutuklanması ve sosyal medya operasyonları gibi ifade ve basın özgürlüğü önündeki bütün engeller kaldırılmalıdır.
  • Tutuklu siyasiler, üniversite öğrencileri ve gazeteciler serbest bırakılmalıdır.

 

 

 

22 NİSAN ÖZGÜRLÜK BULUŞMASI SONUÇ METNİ

Herkes için özgürlük talebimizi dağa, taşa, sıraya, ağaçlara kazıyabilir, dillerde söylenen özgürlük şarkılarıyla bu ülkenin kaderini yeniden yazmayı başarabiliriz!

Bizler gece gündüz çalışıp geçinemeyenler, iş cinayetlerine kurban edilenler, sokaklarda umutsuzca dolaşan işsizler, gelecek kaygısı taşıyan gençler, “eğitim sisteminin” enkazı altında kalanlar. Sokakta özgürce yürüyemeyenler, her kanalda aynı sesi duymaktan bıkanlar, sözünü özgürce söyleyemeyenler ve yazamayanlar. Üniversitede eğitim görme hakkı elinden alınanlar, KHK’larla hukuksuz işten atılanlar, açığa alınanlar. Kültürel, tarihsel, kamusal, yer altı ve yer üstü tüm varlıkları yağmalananlar. Çocuklar ölmesin dediği için bebekleriyle hapse girenler. Sahneden indirilmek istenenler. Sahneyi hiç terk etmeyenler! Dayanışmanın verdiği güvenle umudunu hiç yitirmeyenler…

Milyonlarız ve biliyoruz: Bu yalan ve sömürü düzeninin taşıyıcısı ve temsilcisi diktatörlük heveslisini durdurabiliriz. Emekten, yaşamdan ve kadından; eşitlikten, özgürlükten ve barıştan yana bir ülkeyi yeniden kurabiliriz.

Çünkü memleketin geleceği; halkın mutluluğu; eşit, özgür ve kardeş yurttaşlar olarak yaşama hakkımız; meşruiyetini ve ülkenin sorunlarını çözme yeteneğini tümüyle yitirmiş tek adamın tehdidi altında! Sürdürülemez hale gelen iktidar şimdi de baskın ve emrivaki bir seçimle, kendi yarattığı ekonomik ve siyasal krize kendi çözümünü üretmeye çalışıyor.

Krize girmiş yağmacı bir ekonomi; Ortadoğu’da çökmüş bir dış politika; Kürtlere, kadınlara, Alevilere, emekçilere, doğaya düşmanlık yaparak kutuplaşmadan medet uman bir yönetme anlayışı ile bu ülke yönetilemez. Sınırsızca yağmalanan ülke kaynaklarıyla, neredeyse tamamı ele geçirilmiş medya organlarıyla OHAL koşullarında yapılacak bir baskın seçimle memleket teslim alınamaz. Milyonlarız ve haykırıyoruz: Ne memleketimizi ne de irademizi kimseye bırakmayacağız!

Kendimizden başka kurtarıcı beklemiyoruz! Örgütleneceğimiz “meclislerle”, sözümüzü dillendireceğimiz “ortak masalarla”, eylemimizi yayacağımız “yürüyüş kollarıyla” bu kâbusa son verebilir; gücümüzü yeni bir cumhuriyetin, yeni bir yurttaşlık düzeninin kurucu iradesine dönüştürebiliriz.

İktidar tarafından darbelenen tüm toplumsal alanların eylemliliklerinin kazanımlarını garantiye alacak demokratik ve halkçı bir anayasa ufkuyla, eskiyi muhafaza etmek için değil yeniyi kurmak üzere yola çıkabiliriz.

Konuşan, yazan, türküler söyleyen, üretenler olarak saltanat değil cumhuriyet, tebaalık değil yurttaşlık; diktatörlük değil özgürlük isteğimizi, herkes için özgürlük talebimizi dağa, taşa, sıraya, ağaçlara kazıyabilir, dillerde söylenen özgürlük şarkılarıyla bu ülkenin kaderini yeniden yazmayı başarabiliriz.

Dünün devrimci birikimini bugünün direniş dinamikleri ile buluşturmaya, ülkemizi yeniden kurmaya söz verenler olarak;

* Biliyoruz ki, bu ülkedeki siyasal temsil krizi ve toplumsal kutuplaşma mevcut siyasal partiler arasında yapılacak bir seçimle gerçek bir çözüme kavuşturulamaz. Hiçbir seçim sonucu Memleket Biziz diyenler için varlık yokluk meselesi olarak görülemez. Biz buradayız ve her koşulda sesimizi çıkarmaya devam edeceğiz;

* Eşitsiz ve özgür olmayan baskın seçim sürecini eşitlik, özgürlük, laiklik, barış; insana, topluma, doğaya saygı ve onur arayışının simgeleştiği sol değerler ekseninde kurucu bir irade oluşturmak için değerlendireceğiz;

* Kendimizi sadece aday çalışması ve sandık tutumuyla sınırlandırmayacak; seçim sürecini, seçim anını ve seçim sonrasını, bu kurucu irademiz için bir biriktirme ve yığınak süreci olarak görecek, meclislerimizi bu çalışmaların herkese açık, kalıcı örgütlenmeleri haline getireceğiz;

* Mevcut yıkım tablosunun sorumlusu olan AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sandıkta geriletilmesi, başarısızlığa uğratılması için tüm sol parti ve çevreleri sol değerleri savunan adaylar göstermeye, halkın direnme imkânlarını güçlendiren; bu imkânların sözcülüğünü yapan bir çalışmanın parçası olarak davranmaya çağırıyoruz;

* Seçim güvenliğine yönelik çalışmalar iktidarın meşruiyet problemini açığa çıkarmak ve muhalefet hareketine sandık anında ve sonrasında canlı bir müdahale kanalı sunmak açısından önemlidir. Sağlıklı ve güvenli bir seçim süreci için iktidarın alışık olduğumuz hamlelerine karşı meydanı boş bırakmayacak bir irade oluşturacağız;

* Bu süreçte iktidarın yarattığı yıkımın ve çürümenin derinleştirilmesine, üstünün örtülmesine izin vermeyecek, itirazlarımızla görünmez olanı görünür kılmak ve durdurmak için her imkândan yararlanacağız; her yerde ve her zaman özgürlük isteyenlerin, “Memleket Biziz” diyenlerin sesleriyle dayanışmayı, birlikteliği, örgütlülüğü büyüteceğiz;

* Geçinemiyoruz diyenlerin ekonomik krizin sonuçlarını halkın sırtına yıkan yoksullaştırma ve işsizleştirme politikalarına karşı insanca yaşam mücadelesi; çocukların bugünü ve geleceği için endişelenenlerin bilimsel-laik eğitim ve çocuk istismarına dur deme mücadelesi; kentlerin ve doğanın yağmalanmasına ve türcülüğe karşı yaşamı ve hayvanların haklarını savunma mücadelesi; erkek egemenliğine karşı kadın özgürlüğü mücadelesi; homofobiye karşı LGBTİ mücadelesi; gençlerin ve halkların özgürlük mücadelesi; mezhepçilik ve ırkçılığa karşı laiklik ve eşitlik mücadelesi; savaşa karşı barış ve şovenizme karşı kardeşlik mücadelesinde direnenlerle yan yana gelecek, bu yan yana gelişlerin olanaklarını geliştirecek; yeni katılımlara kapımızı açık tutacağız.

* Yaşamlarımızı ve geleceğimizi bu direnişlerin içinden süzülen ve bu direnişlerin ortak değerlerini oluşturan eşitlik, özgürlük, laiklik, barış, kardeşlik ve yurtseverlik zemininde yeniden kurmak için bu değerlere sahip çıkanların, yani solun ortak hareket zeminlerini güçlendirmek için çalışacağız.

İrademizi yok saymaya çalışan çözümsüz ve gayrimeşru iktidara karşı tüm renklerimizle ses çıkaralım, durduralım, ülkemizi yeniden kuralım.

Memleket Biziz! Gelecek Biziz!

ses çıkaralım, durduralım, ülkemizi yeniden kuralım!

Bu çağrı, hayatının ve ülkemizin kaderinde söz sahibi olmak isteyen tüm yurttaşları, ortak bir yürüyüş kolunda buluşmaya, böyle bir yürüyüşün öznesi olmaya ve bu amaçla ortak bir Kurultay çalışmasını hep birlikte örgütlemeye davet etmek için kaleme alınmıştır. Cesaret, dayanışma ve umutla…

Bu bir davet… Halkın ilerici birikimine güvenenlerin, susmayanların, itiraz edenlerin; bazen kocaman bir gülüşle, bazen beyaz bir bezle; bazen durup, bazen hiç durmadan yürüyenlerin daveti. Hepimizin hepimize daveti.

Biz yaşadığımız toprakları börtüsü ve böceğiyle, ağacı ve deresiyle, vadisi ve insanıyla sevenler; her gün yeniden üretenler: Memleket biziz! Hep yaşamdan, özgürlükten ve halkın ortak iyiliğinden yana düşünüp eyleyenlerin hiç durmayan yürüyüşünü hızlandırma; ortak bir yürüyüş kolunda buluşma vaktidir.

Yaşamak istediğimiz ülkeyi, ilerici değerlerimizi ve geleceğimizi, memleketimizin kaderinde söz sahibi olma kararımız ve kararlığımız kurtaracak: Memleket biziz ve büyük bir gücün sahibiyiz.

Dalga dalga “hayır” diyen kalabalıklarla düştüğümüz yollarda; bir okul önünde, bir dere başında veya adliye kapısında; bir işyerinde veya üniversite avlusunda; sözle, yazıyla, kahkahayla, şarkıyla eylemle direnirken bu büyük gücün farkına vardık. “Gayrı böyle gitmez” diyen devasa bir ses çıkarabilir; kararlı bir yürüyüşle bu gidişi durdurabilir; kolektif irademizle ülkemizi yeniden kurabiliriz!

Bu kararlı yürüyüş, çalınan emeğimize; ganimete dönüştürülen bedenlerimize; harap edilen doğamıza- şehirlerimize; çölleştirilen sanat ve kültürümüze; kısacası hayatımıza sahip çıkma irademizin, şiddet ve fetvayla bastırılmasına izin vermeyecek; tek adam rejimi durdurulana kadar devam edecek. Tedirginliği cesarete dönüştürecek; kaygıyla bekleyenleri kendi kaderinin öznesi haline getirecek. “Ne yapabilirim?” diyenlere umut verecek. Ortak direnişlerimizin derslerini, yeni bir mücadelenin, örgütlenmenin ve ülkenin kurucu taşlarına dönüştürecek.

Kökü çok derinlerde bir orman gibi umutlu, dirençli ve güçlüyüz. Hep yeniden yeşerebileceğimizi de, Siyasal İslamcı, sağcı ve baskıcı siyasetlerle harap edilen ülkemizin ancak göğsümüzün altındaki sol cevahirle, ortak sol değerlerle yeniden kurulabileceğini de biliyoruz.

Saltanat değil cumhuriyet, tebaalık değil yurttaşlık istiyoruz. Her türlü ayrımcılık, yoksulluk ve eşitsizliğin karşısına eşitlik; şiddet ve baskıyla örülmüş bir iklimin karşısına özgürlük; savaşın karşısına barış; ırkçılığın ve kutuplaştırmanın karşısına Türk, Kürt, Arap ve bütün halkların kardeşliği; hayatlarımız ve bedenlerimiz üzerindeki dinsel tahakkümün karşısına özgürlüğün güvencesi bir laiklik; erkek egemenliğinin karşısına kadın özgürlüğü ve yağmacılığın karşısına ortak iyiliğimizi temel alan bir yurtseverlik bayrağıyla dikiliyoruz. Bu ortak değerlerimize, direnme yeteneğimize, gayrı meşru bir iktidara karşı hiç durmayan itaatsizliğimize güveniyoruz.

Direnişlerimizi büyütmek; kaderimizi oy sayımına terk etmemek; sokağı ve sandığı mücadelemizle kuşatmak ve sonuç alacak bir mücadele örgütlenmesi yaratmak için:

– Kadınları, işçileri, gençleri, LGBTİ’leri, Alevileri, bilim insanlarını, sanatçıları, gazetecileri, hukukçuları; barış ve yaşam savunucularını: susturulamayanları, itaat etmeyenleri; şehirlerinde, mahallelerinde, işyerlerinde, okullarında bugüne kadar yaptıklarımızdan daha fazlasını yaparak daha büyük ve kapsayıcı bir yürüyüş kolu oluşturmaya;

– Ve dağınık ve ürkek adımları, cesur ve kararlı bir koşuya dönüştürmek için örgütleyeceğimiz Kurultay çalışmasında buluşmaya, bu Kurultay’ın öznesi ve çağrıcısı olmaya çağırıyoruz.

Biz milyonlar, biz yurttaşlar, biz itaat etmeyenler, biz direnenler: Memleket Biziz!

2019 bugündür! Ses çıkaralım, durduralım, ülkemizi yeniden kuralım!

 

Arzu ATABEK ÇERKEZOĞLU ♦ Kemal AYTAÇ ♦ Metin BAKKALCI ♦ Funda BAŞARAN ♦ Zerrin BAYRAKDAR  Vedat BULUT ♦ Tezcan KARAKUŞ CANDAN
Gazi ÇAĞLAR ♦ Coşkun CANIVAR ♦ Ali ÇERKEZOĞLU ♦ Çiğdem ÇİDAMLI ♦ Yücel DEMİRER ♦ Sevinç ERBULAK ♦ Faruk EREN ♦ Güleda ERENSOY ♦ Ahmet Bülent ERİŞTİ
Ertürk ERKEK ♦ Oya ERSOY ♦ Güney Zeki GÖKER  ♦ Doğan HALİS ♦  Pınar HOCAOĞULLARI ♦ İbrahim KARA  Süreyya KARACABEY ♦ Mustafa KARADAĞ ♦ Hakan KOÇAK
Gül KÖKSAL Nejla KURUL  ♦ Ünal ÖZMEN ♦ Betül ÖZTÜRK ♦  Aynur ÖZUĞURLU ♦  Veli SAÇILIK  ♦Mustafa SÖNMEZ  ♦ Duygu ŞAHLAR ♦ Diren Cevahir ŞEN  ♦ Sinan TARTANOĞLU  ♦ Serdar TÜRKMEN ♦ Hamide YİĞİT  ♦ Cenk YİĞİTER  ♦ Candan YILDIZ  ♦ Mihriban YILDIRIM  ♦ Volkan YOSUNLU

loading
×